Hüseyin Nizamoğlu

Hüseyin Nizamoğlu

NERDE KALMIŞTIK
HüseyinNizamoğlu ve diğer yazarlarımızın gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

İz Bırakanlardan Özden Akgüç

Eklenme : 15.5.2020 00:00:00
Görüntülenme: 294

Yazısında kimliğini de açıklayan benim baba dostum olan Özden Akgüç Hamle'de çalıştığı birkaç yıllık dostluk unutulmuyor. Hamle'de çıkan yazılar kendi öz fikirlerini de anlatmıştır. 16 yıl önce hamle adeta yönünde destek olan Özden Akgüç, Ahmet Karataş, Prof. Bayram Akça, Prof. Namık Açıkgöz, Halil Canda ve Ali Tutulmaz'ın yazılarını dosyamda görünce ne kadar duygulandım.

BU DOSYALARDA NE İŞİM VARDI?

Bizler yaşlılık dolayısıyla evden çıkamıyoruz. Ancak telefonla bizi arayanlar içinde Ahmet Karataş'ın sıcak sözleri beni arşivime götürdü. Onun bir yazısını koymak istiyordum ancak Özden Akgüç'le ilgili beni üzen bir konu öncelik getirdi.

Özden Bey: Ankara'da ünlü kalp doktorlarından birisine muayene olmayı düşünmüş Ankara'ya giderken beni görmedi buna gerekte yoktu Eşimin amcaoğlu Prof. Dr. Mustafa Yılmaz çok ünlüdür. Ona gider ve anlatır, elbette bizden selamda söylemiştir.

Dr. ofisindedir kendisini öğle sonrası ilgileneceğini söyler ve zile basıp bir yardımcısı gelince ona, hastayı kaydet der. Özden beyden ücretini alırlar ve geleceği saati bildirirler Özden Bey vakit tamamlarken onu dostları ünlü bir hastaneye götürüler randevu saati gelmeden işini hiç masrafsız halletmiştir. Prof. Dr. Mustafa yılmaza gerek kalmayınca gider durumu anlatır. Derler ki ücret iade edilemez.

Hiç konuşmadan oradan ayrılmıştır. Bana durumu anlatınca çok üzüldüm benim zaten Dr. Mustafa ile hiç konuşmuşluğum yok. Babası ile çok yakındım o vefat edince çocuklar bizi tanımıyor olabilir. Bu durumda Özden Akgüç'e o ücreti borçluyum bu vesile ile tekrar güzel fikirlerini gazetemiz hamlede görmek istiyorum. Özden beyin bugün ki çıkan yazısını seçmedim bendeki yazılarının içinden rastgele çektim. 2004 deki yazı şöyle:

SAYIN VALİMİZE AÇIK MEKTUP

Demokrasimizi sağlam temeller üzerinde zenginleştirmek için 9 Ekim 2003 tarihli 4982 sayılı "Bilgi edinme yasası" çıkarıldı. 6 ay sonrada yani 26 Nisan 2004 tarihinde yürürlüğe girdi.

Bu yasa, Türkiye'mizin çehresini değiştirebilecek güce sahip. Bilginin güç olduğunun bilindiği çağımızda, bilgiye ulaşmak çok önemlidir.

Ben 40 yıl mühendislik yaptıktan, sonra edindiğim tecrübe ve bilgiler ile yazı yazmaya başladım.

Bu yönteminde daha doğru olduğuna inanıyorum.

Tıp, mühendislik, felsefe, ekonomi gibi temel bilimler çok önemlidir.

Ben, mühendis olarak 40 yılda edindiğim, imar hukuku ve uygulamaları hakkında da yazılarda yazıyorum.

Yeni gazeteci veya yeni mühendis olan bir kişinin bu konularda, ayağı yere basan yazılar yazabileceğine de inanmıyorum.

Ben tecrübelerimi, Hamle Gazetesi kanalı ile halkım ile paylaşıyorum.

Bodrum Belediyesinde, vatandaştan yasa dışı para almadan iş yapmayan ve bunun içinde tüm yatırımları geciktiren, hatta girişimcilerimizi bezdirerek, yatırım yapmaktan vazgeçiren bir çete var.

Bu çetenin serüvenlerini dile getiren bir dilekçeyi, 3 Ocak2004 tarihinde İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesine verdim.

Başsavcı, bu organize suçun silah kullanarak yapılmadığı için konu direkt Bodrum savcılığını ilgilendiriyor dedi ve dilekçemi, 6.2.2004 tarih ve 2004/ 717 sayılı yazı ile Bodrum Savcılığına havale etti.

Hâlâ vatandaşlarımızın canını yakmaya devam eden bu organize suç gurubu, görev başında bulunuyor.

Dilekçemiz, Bodrum Kaymakamlığına havale edildi. Kaymakamlık uygun görür ise söz konusu memurlar, savcı önüne çıkabilecek. Yani, Kaymakamlık uygun görmez ise, bu kişileri mahkeme önüne çıkaramıyoruz. Bu bir dokunulmazlık sorunudur. Bugün dokunulmazlık konusunun Türkiye'de yalnızca milletvekillerini ilgilendiren bir konu olmadığının en çarpıcı örneği Muğla'mızda yaşıyoruz...

Dilekçemizin aradan geçen bunca zaman içinde, gerekli adrese ulaşmaması için, Bodrum Yazı İşleri Müdürünün dilekçemizi özellikle Sümen altında beklettiği söyleniyor.

Bunun doğru olup olmadığını bilemiyorum. Ancak işler uzadıkça bu tür dedikodudan da çıkması çok doğaldır.

Bodrum Kaymakamlığından 4982 sayılı yasa uyarınca bilgi almada, Sayın Valimizin devreye girmesini ve gereğini yapmasını diliyorum. Böylece 4982 sayılı yasanın ilk meyvesi, Muğla'da alınmış olsun. Hiç unutulmasın zaman çok önemlidir.  Deh Petro diye bildiğimiz Rus Çan'ının dilinden hiç düşürmediği ve hayat felsefesi haline getirdiği bir sözden de ders almamızın zamanı geldi diye düşünüyorum.

Deh Petro "Gecikmek ölümdür1" sözü ile Büyük Petro olmuştur ve bu günkü Rusya'nın temellerini atabilmiştir. Her zaman dediğim gibi, Hayatın pardonu yoktur.

H. Nizamoğlu diyor ki: 2004 yılında ülkemizde (Yassıada rejimi) henüz iptal edilememişti. Umarım bugünkü Başkanlık sisteminde bu gibi ahlaksızları yapmak peşine intihar etmektir. Bir misal gerekirse Bodrum'da sözde ünlü ve zengin birisinin kaçak inşaatının hikâyesi yeter.

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu
Powered by BilgiSoft