İdris Koç

İdris Koç

BAY PROTOKOL
İdris Koç'un ve diğer yazarlarımızın köşe yazılarını ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Hoş Geçinmek

Eklenme : 8.12.2021 00:00:00
Görüntülenme: 444

İnsanız; bir kısa bakıştan, bir göz kaçırmadan, bir sert bakıştan alınıveriyoruz. İnsanız; bir sözden, bir sorudan, bir ikazdan etkileniveriyoruz. İnsanız; biraz gecikmeden, biraz ihmal edilmekten rahatsız oluveriyoruz.

İnsanız; özümüz itibarıyla hassas duygulara sahip olan, naif, nazik ve narin bir yapıya sahibiz. Dolayısıyla da kabalıktan, nobranlıktan, adap-usul bilmezlikten, nezaketsizlikten, bencillikten, hoşgörüsüzlükten hoşlanmıyoruz.

İnsanız; özden uzaklaştıkça ve hassasiyetini kaybettikçe kabalaşan, hırçınlaşan ve kırıcı olan bir mizaca sahibiz. Öyle olunca da umursamıyoruz, ilgilenmiyoruz, görmüyoruz, duymuyoruz, hissetmiyoruz. Hatta daha ileri gidip incitiyoruz, kırıyoruz, döküyoruz.

Abdurrahim Karakoç, özünden uzaklaşan insana aslını ve haddini ne güzel hatırlatıyor:

Gölgesinde otur amma,
Yaprak senden incinmesin.
Temizlen de gir mezara,
Toprak senden incinmesin.

Yollar uzun, yollar ince,
Yol kısalır aşk gelince,
Yat kurban ol İsmail'ce,
Bıçak senden incinmesin.

Burdayım de ararlarsa,
Doğru söyle sorarlarsa,
Tabutuna sararlarsa,
Bayrak senden incinmesin.

İl göçsün göçtüğün vakit,
Yol yansın geçtiğin vakit,
Suyundan içtiğin vakit,
Kaynak senden incinmesin.

Toz konmasın sakın sana,
Hakkı geçer halkın sana,
Gücenmesin yakın sana,
Uzak senden incinmesin.

İnsan, sosyal bir varlık. Dolayısıyla da başkalarıyla birlikte yaşamak; eğitim görmek, çalışmak, iş görmek, ibadet etmek, yolculuk etmek, komşuluk yapmak durumunda. Yaşam yolculuğumuza bir şekilde eşlik eden başkaları ise farklı yaratılış, karakter, mizaç, ahlak ve yetenek ile farklı duygu, düşünce, davranış, inanış ve yaşam tarzına sahip insanlar. İşte bu noktada yaşam yolculuğumuzda bir şekilde yollarımızın kesiştiği insanlar ile uyumumuz ve hoş geçinebilmemiz önemli.

Bu noktada kimin kime uyum sağlaması gerektiği, kimin kime tahammül göstereceği; kimin daha sabırlı, affedici, hoşgörülü ve fedakâr olması gerektiği hususu da çok önemli. Mesele; hoş geçinebilmek.

Dünya ise incitenler ile dolu, ama olgunluk incinmemeyi bilmekte. Bağışlamakta. Sövene dilsiz gerek diyerek, öfkenin kor ateşini içimizin dehlizlerinde soğutarak affetmekte.

İnsan; bir sözden, bir halden, bir dudak kıvrımından inciniyor. Bazen bir susuştan inciniyor. Yiğitlik incinmemekte. Yiğitlik incinmeyi bilmekte.

Bestami Yazgan, işte bu noktada bize ne güzel sesleniyor:

Çiçeklerle hoş geçin,

Balı incitme gönül.

Bir küçük meyve için

Dalı incitme gönül.

 

Konuşmak bize mahsus,

Olsa da bir güzel süs,

Ya hayır de, yahut sus.

Dili incitme gönül.

 

Sevmekten geri kalma,

Yapan ol, yıkan olma,

Sevene diken olma,

Gülü incitme gönül.

 

Başın olsa da yüksek,

Gözün enginde gerek,

Kibirle yürüyerek

Yolu incitme gönül.

 

Mevlâ verince azma,

Geri alınca kızma,

Tüten ocağı bozma,

Külü incitme gönül.

 

Dokunur gayretine,

Karışma hikmetine.

Sahibi hürmetine

Kulu incitme gönül.

Kin kindarların, hınç zalimlerin, kötülük kötü kalplerin olsun. Bize iyilikler yakışır, bize güzellikler yakışır.

08.12.2021

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft