Hüseyin Nizamoğlu

Hüseyin Nizamoğlu

NERDE KALMIŞTIK
HüseyinNizamoğlu ve diğer yazarlarımızın gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Ermeni Soykırımı

Eklenme : 14.1.2021 00:00:00
Görüntülenme: 184

2004 ÖZDEN AKGÜÇ

Bir Alman atasözü vardır; "Şeytan detayda gizlidir" diye.

Biz "93 Harbi" olarak bilinen 1876-77 Osmanlı-Rus savaşını pek bilmediğimizden, Ermeni sözde soykırımı hakkında birçok önemli olayı ıskalarız.

Osmanlı Devleti, savaş istememesine rağmen, hatta bir savaştan kaçınmak için her şeyi yapmasına rağmen 1. Meşrutiyetin 5. gününde kendisini 93 Harbi'nin (1877 Osmanlı-Rus) içinde bulmuştur.

Bu savaş sonunda Bulgaristan bağımsızlığına kavuşmuş, Rus orduları Ayastafanos'a (Yeşilyurt) kadar gelmişlerdi.

Doğuda ise Ruslar, Erzurum'a kadar olan Osmanlı topraklarını işgal etmişlerdi.

Yani Erzurum'un doğusu Trabzon, Rize, Kars, Ağrı, Artvin, Van gibi vilayetler Rusların eline geçmişti.

Ruslar daha ilerleyeceklerdi ama boğazlara yaklaştığını gören İngiltere devreye girdi.

Ruslar, Yeşilyurt'tan bugünkü Avrupa'daki hudutlarımıza kadar çekildiler.

Buna karşılık Osmanlı Devleti, Kıbrıs'ı 99 yıllığına İngiltere'ye kiraladı.

Ama Ruslar doğu hudutlarımızdan çekilmediler.

Hatta bu toprakları o denli benimsediler ki, buralara özel statüler verdiler. Kalkınmada öncelikli bölge olarak kabul ettiler.

Bunun en çarpıcı örneği bu bölgede iki modern kent kurdular; Sarıkamış ve Kars.

Bu kentler o denli modern inşa edilmişlerdi ki, emsalleri Rusya'da bile yoktu.

1877'den 1917 yılına kadar 40 yıl bu bölge Rus egemenliğinde kaldı.

Bu toprakları 1917'de Kâzım Karabekir tekrar Türk topraklarına kattı.

Şimdi bir düşünün!

Bu coğrafyada Rusların da desteği ile Ermeniler Müslüman halka neler yaptılar?

Hatta Rusların bulunduğu coğrafyayı kullanarak geceleri Osmanlı topraklarındaki Türk köylerine baskınlar düzenliyorlar, katliam üstüne katliam yapıyorlardı.

Tabi Osmanlı topraklarındaki Ermeniler de Rus topraklarından gelen Ermeni çetelerine yardımcı oluyorlardı.

Osmanlı'ya sadık Ermenileri de Ermeni çetelerince katlediyorlardı.

Osmanlı 1915 yılında Çanakkale'de ve Kütûl-Ammarede Avrupalılar ile boğuşurken, doğudaki Ermeniler saldırılarını büsbütün arttırdılar.

Şimdi bu gerçekleri bilerek düşünelim;

Trabzon'daki, Rize'deki, Van'daki, Erzurum'daki, Bitlis deki Müslümanlara Rus yönetiminde 41 yıl Ermeniler neler yapmadılar?

Herkes 1915 yılındaki olayları anlamaya çalışır iken, doğu bölgemizdeki vilayetlerin Türk yönetiminde olduğunu zannediyor.

Hâlbuki Türk bu vilayetlere ancak 1917 yılında tekrar gelebilmişlerdir.

Ermeni asıllı Fransız gazeteci başbakanımıza soruyor; "siz, sözde" kelimesini kullanmadınız, bu Ermeni soykırımını kabullenmiş olmuyor musunuz?" diye.

Başbakan'ın cevabı çok ilginç;

"Sizi anlamıyorum, biz geleceğimizi dostluk kardeşlik üzerine kurmaya çalışır iken, siz inadına eski kinleri gündeme getiriyorsunuz, nasıl güzel bir dünyayı bu mantıkla kurabiliriz?"

Bende bu cevaba aynen katılıyorum.

Aradan 90 yıl geçmiş, Viyana'da, Bosna Hersek'te, Kosova'da ve hatta günümüzde Irak'ta ve Filistin'de her gün soykırım yapılır iken, bunlar gündeme gelmiyorlar da, 90 yıl önce Ermenilerin yaptığı bir soykırım, çarpıtılarak pişirilip pişirilip önümüze konuyor?

Galiba, batının barışa, kardeşliğe hâlâ ihtiyacı yok.

Nasıl olsa, en öldürücü silahı hâlâ ben yapıyorum diye, düşünüyorlar...

Yazık bu Dünya'ya,

Yazık insanlığa...

 

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft