Dr. Gülten Şimşek

Dr. Gülten Şimşek

BAKIŞ
Gülten Şimşek ve diğer yazarlarımızın gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Devlet Aklı

Eklenme : 20.11.2020 00:00:00
Görüntülenme: 169

Bir mıknatıs gibi, küresel sorunlara çekiliyorum.

Bu konudaki duyarlılığım insan sevgimden kaynaklanıyor.

Dünyayı gözlemleyince, boğa güreşlerinin yapıldığı arena.

Uzlaşı sağlayamayan ülkeler güreşte.

Dünya bir gemi.

Bu gemi her yerinden su alıyor.

Liderler ise Titanik batarken keman çalan kemancılara benziyorlar.

Kendileri de gövdelerine kadar suya gömülmüş bir vaziyetteler.

Diğer yandan gündemi hayli meşgul eden Covid 19.

Dünyanın küreselliğini ve kaderimizin birbirine her zamankinden daha fazla bağlı olduğu hissini bizlere göstermiş oldu.

Halklar arasında Covid 19 nedeniyle bir duygudaşlık gelişti.

Bir salgın olarak dünya sınırlarını açan bir biçimde dünya nüfusunu tehdit etmesi yeni bir durum değil.

Bundan yüz yıllarca önce de daha kötüleri yaşanmıştı.

Kara Veba, fetihler ve ticaret yoluyla girmiş ve Avrupa'nın yarısı ölmüş, nüfusun tekrar aynı sayıya gelmesi 200 yılı bulmuştur.

Dönemin tanıkları sanki bütün dünyanın ıssız bir çöle dönüştüğünü ve her yerde ölüler ve sahipsiz kalmış evler ve ıssız sokaklar olduğunu yazıyorlar.

Sessizce ve acıyla içinden geçtiği kentleri büyük bir hoyratlıkla çöle çeviren bir salgın.

Avrupa'yı sosyal, siyasal ve kültürel yapılarını yeniden şekillendirmiştir. Bu insanlığın yok oluşu içinde din, inanç ve iktidarlara karşı sorgulama gelişmiş ve emeğin hak edişi gibi kavramlar karşısında yönetimler zorlanmıştır.

Bu kötü olay bir dönüşümü tetiklemiş olup, Ortaçağ komününden kent devletlerine geçişi hızlandırmıştır.

Ve ayrıca da kamu hizmetlerinin finansmanı ve önemi ortaya çıkmış olup, hastaneler ve yetimhaneler gibi kamusal olarak fonlanan kurumların gelişmesi ile modern anlamda kamu hizmeti de ortaya çıkmıştır.

Şimdi buradan günümüzle bir bağ kuruyorum.

Günümüzde yaşanan pandemi, sağlık hizmetlerinin ne kadar önemli olduğunu ortaya çıkartmıştır.

Her ülkenin sağlık sistemi farklıdır.

Buradaki en önemli faktör finansmandır. Avrupa'da sosyal güvenlik sisteminin finansmanı ülkeden ülkeye farklılıklar göstermekte ve bu farklılıklar ülkelerin refah modelleri ile de bağlantılandırılmaktadır. Avrupa'da sosyal güvenliğin finansmanında iki temel sistem bulunmaktadır: Vergiye (Beveridge modeli) ve prime dayalı (Bismarck modeli) sistemler. Avrupa'da sosyal geleneklere bağlı olarak farklı modeller varlığını sürdürmekle birlikte, son yıllarda iki sistemin birbirine yaklaştığı, karma bir sistem oluştuğu gözlenmektedir.

Amerika'yı biliyoruz sağlık sigortan yok ise sağlık hizmetine erişemiyorsun. Açıkçası paran varsa sağlık hizmetine erişiyorsun

Ülkemizde de sağlık harcamalarının finansman kaynaklarından en önemlisi devlet bütçesinden yapılan doğrudan ya da dolaylı ödemelerden kazandığı kaynaklarındandır.

Ülkemizde sağlık sistemi finansmanı vergiler dışında, sosyal sağlık sigortası primleri, özel sağlık sigortası primleri ve cepten ödemelerdir.

Pandemi sürecinde sağlık hizmetlerinin kamu hizmetleri olarak ne kadar önemli olduğunu gördük. Bir düşünün ki 1300'lü yıllarda Veba salgını oluyor ve kamu hizmetlerinin önemi ortaya çıkıyor.

Kamu hizmetlerinin devlet eli ile gerçekleşmesinin stratejik önemini pandemi sürecinde daha fazla öğrendik.

Devlet aklı ayrı bir durum.

Stratejik alanlarda asla özelleştirmemeli. Özelleştirip sırtımdan yükü atacağım dediği birçok alanda boynuna ipi geçirip kendi ümüğünü kendi eli ile özel sektöre sıktırır.

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu
Powered by BilgiSoft